26 Eylül 2008 Cuma

Londra Moda Haftası Analiz

Eylül ayında Londra da gerçekleşen moda haftası bir çok tasarımcıyı göz önüne çıkardı.Bunlardan biride Julien Macdonald.Macdonald uzun bir süredir unuttuğumuz kadının elegantlığını yeniden gözlerimiz önününe serdi.Nicole Kidman, Helen Mirren, Charlize Theron gibi şık ve zarif bayanları tasarımlarını giyerken düşünmekte zorlanmıyoruz.



Son yılların dikkat çeken isimlerinden biri olan Giles Deacon'ın defilesi ise en ilginç defileler arasında yer aldı.Modellerin kafasına Pac-man başlığı giydiren Deacon basında kendinden bu sene çok bahsettirdi.





Ne kadar orada bulunmasam da videolarını izlediğim diğer modacılardan biride Erdem Moralioğlu.İngiliz bir anne ve türk bir babanın oğlu olan erdem, The Erdem markasıyla uzun süredir İngiltere'nin beğenilen tasarımcıları arasında.













Başarı modacılarımızdan biri olan Bora Aksu'nun tasarımları ise yine çok büyük ilgi gördü.Tasarımlarında 1950'lerin tekniğini kullandığını belirten Aksu'nun zarif tasarımlarını bir çok kadının beğeneceği kesin.
















3 Eylül 2008 Çarşamba

2008-2009 Sonbahar ve Kış

2008-2009 sonbahar ve kış koleksiyonları artık görücüye çıktı. Moda haftalarında yapılan defilelerden ve ürünlerin kataloglarından aldığım resimlerle size 2008-2009 sonbahar- kış modası hakkında genel bir analiz yaptım.Böylelikle kış alışverişine çıkmadan önce genel bir fikriniz olacağını düşündüm.Açıkçası çok içime sinen parçalar olduğu kadar hiç de anlam veremediğim ürünlerinde bu kış moda olduğunu düşünürsek, sanırım her tarza ve karaktere uygun ürün bulmakta zorlanmayacağız.





Bohem Görüntü

Kate Moss, Sienna Miller, Vanessa Paradise gibi ünlülerin terchi ettiği ve bu yüzden de son zamanlarda bir çok insanın peşinden gittiği bohem stili sayesinde bu senede gardroplarımızda Annelerimizden , teyzelerimizden kalan ürünler büyük önem taşıycak








Gotik Sim-siyah Görüntü

Her sene olduğu gibi bu senede siyah soğuk havaların en kurtarıcı rengi. Kısa bir mevsim değişikliği ile ara verdiğimiz siyah renklere kışın gelmesiyle beraber geri dönüyoruz fakat tek farkla, bu sene giysiler de siyahla beraber daha çarpıcı gotik ve victorian tarzla şekil aldı. Gördüğünüz gibi dünyanın en tanınmış modacıları bu sene ki defilelerinin büyük çoğunda siyaha yer verdi.








Kürk

Kim derdi 80'lerin türk filimlerinde Banu Alkan'ın Serpil Çakmaklı'nın sırtından düşmeyen o kürkler 2009 kış modasında da yine trend olacağını? Evet, bu sene kürk çok moda ama dikkat etmeniz gereken tek bir şey var her zaman sahte kürk tercih edin ve siz de hayvan katillerinin ekmeğine yağ sürmeyin.







Maskülen Görüntü


Sanırım bir çok yazımda bağıra bağıra bu sene unisex giyimin ve erkeksi görüntünün çok moda olacağını söylemiştim.Doğal olarak yazıma bunu eklemesem tuhaf olcaktı.Bu sene erkeksi kesim ceketler, takımlar hatta kravat, papyon tarzı erkeğe ait herşey parfümleri bile çok moda.Ama bence vücudu orantılı olan bayanların bu tarz takımlar giymesi daha hoş olabilir.Yani sizce üst tarafı fazla kilolu bayanlarda ceket pantolon takımlar biraz penguen gibi durmuyor mu? Tabi ki önemli olan kendine yakıştırmak ben sadece kendi düşüncemi söyledim.




Ekose



Bu annemin en sevdiği desendir.Küçükken bana sürekli ekose etekler alıp dururdu ve bende okul kıyafetine benziyor diye aralıksız söylenirdim.Ekoseyi çok sevmiyor olmama rağmen, neredeyse bu sene tanınmış dünyaca ünlü bir çok modacı ekose kumaşları kullanmış.Sanırım bu sefer anneme süpriz yapıp ben kendime ekose bir etek alabilirim.




Farklı Kesimler

Mimari yapılara benzeyen ve 80'lerde de bir süre trend olmuş uzaylı giysilerini andıran değişik kesim ceketler ve üstler bu sene oldukça yaygın.Tabi giymek için iyi bir cesarete lazım .Çünkü bu tarz giysiler sizi vezir de yapabilir rezil de yani çok şık gözüküceğinizi sanarken bir anda şişman ve uzaylı gibi de görünebilirsiniz.O yüzden kombinasyonlarınızda dikkatli olmanızı öneririm.






Not: Tabi ki 2008-2009 sonbahar-kış modası bu kadarla sınırlı değil. Kalem etekler, ince tül gibi kumaşlar, romantik görünümde elbise ve kıyafetler de bu kışın olmazsa olmazlarından..Sadece ben tüm tanınmış modacılardan aldığım fikirlerle ortak bir analiz yaptım umarım beğenirsiniz.

Peaches & Pixie Geldof






Yeni it girl'lerimiz memeleketimize hayırlı uğurlu olsun. Şu it girl kavramı çıktı çıkalı ünlülerde bir tuhaf oldu.Nerede o eski artistler, sanatçılar.İşi gücü olmayan insanlar annesinin babasının adı, paraları ve sansasyonları ile televizyonları süsler oldu.Bilmeyenler için bir daha açıklayalım açıklayalım nedir bu it girl kavramı? İlk olarak 1927 yapımı Clara Bow'un 'it' isimli sessiz filminden ortaya çıkmış bir kavramdır.Daha sonra ki yıllarda özellikle 1960 ve 1970'de bir çok bu kavrama uyan bayanlarda artış olmuştur.Örneğin Andy Warhol'un yetiştirdiklerinden Edie Sedgwick, Velvet Underground'dan Nico gibi... tabi dönemimize artık bu it girl kavramı da eskisi gibi değil.Yani it girl denince çekici ve medyanın ilgisini çeken genç bayanlardan çok akıllara, boş ve gereksiz işi gücü olmayan sadece sandasyonları ile medyayı meşgul eden bayanlar geliyor.Peki günümüzde kim bu bayanlar? Paris Hilton, Lindsay Lohan, Nicole Richie gibi sayabileceğimiz sayısız bir çok ünlü...Gelelim şu yeni it girllerimizden Peaches ve Pixie Geldof'a...şarkıcı Bob Geldof ve eroinden ölen ingiliz televizyon sunucusu Paula Yates'in kızları olan bu iki kardeş son zamanlarda ingiliz medyasının büyük ilgi odağı.Son olarak bu iki kardeşin Peaches'ın Teenage Mind isimli bir tv belgeseline konu olması , Irak Savaşını desteklemesi ve uyuşturucu satın alırken kameralara yakalanmasıyla da uzun süre medyanın ilgisinden de eksik olmayacağa benziyor.Ne kadar gereksiz olsalar da bu iki kardeşin gerçekten başarılı olduğu tek bir şey var oda moda...Şu sıralar New York'da yaşayan bu iki kardeş gerek giyimleri ve gerek de tarzlarıyla kendilerinden yaşça baya büyük olan Paris Hilton'dan vakit kalırsa Amerikan basınının da gözdesi olma yolunda.